Gökçe Akustik

Medya Times

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Yazının Tarihi :   20 Kasım 2016 - 22:58:12

ŞAM FESADA UĞRARSA...

Büyüt
Küçült
ŞAM FESADA

Sevde GÖK

Ey ümmetin kadınları...

Resulullah(s.a.v) buyurdu:

“Şam ehli fesada uğrarsa sizde artık hayır kalmaz.” (1)

.Kıyamet alâmetlerinin hemen hemen hepsinin (büyükler hariç) zuhur ettiği 21.asırda ,ümmetin en ağır,en çetin imtihanı hızla ve büyüyerek ilerlemekte,İslâm âlemi imtihana tâbî tutulmaktadır.Bu imtihan bütün ümmet içindir,kadınıyla,erkeğiyle,yaşlısıyla,genciyle,çocuğuyla bebeğiyle...ümmetin her ferdi imtihandan geçmekte,acı çekmekte,çile doldurmaktadırlar.Şam’ın fethi demek ümmetin kurtuluş kapılarının açılması,vahdet oluşması ve ümmetin bir sancak altında toplanmaya başlaması demektir...

Âlimlerin imtihanda olduğu, cemaatlerin imtihanda olduğu,ümmet-i Muhammedin ve tek başına her ferdin imtihanda olduğu asırda,imtihanın kazanılmasının mutlak şartı  demektir biiznillah...

Şam toprakları,ardından İnşallah Filistin toprakları fethedilmeden asrı saadet yok bize ve.Bu büyük fetih gerçekleşmez de,Şam beldesi zalim kafirlerin eline geçerse (ümmette) hayır kalmaz...

Eğer bu mü’minler topluluğu Allah yolunda cihad etmezse,malıyla,canıyla şamın fethi için çalışmazsa ,Allah c.c bu topluluğu götürür yerine yepyeni bir topluluk getirir,bu Allah için zor değildir....

Yeryüzünün mü’mine saliha kadınları ,nerdesiniz,fedakârlıklarınız nerede ? ’’mal feda edilecekse ben,can feda edilecekse ben ederim ’’diyen kadınlarımız nerelerdesiniz,hangi  rahat yaşamı sürmektesiniz ? ümet kan ağlıyor,ümmetin çocukları katlediliyor...’’benim çocuğum yanımda ve emniyette ’’ diyorsanız yanılıyorsunuz...bu ateş bir gün gelir hepimizi sarar,hepimizin çocuklarını yakar...

bu dünya küflü bir zindandır kardeşlerim,bacılarım,  mü’minlerin içinde garip kaldığı,mazlumlaştırıldığı...bu küflü zindandan kurtulmanın en önemli yolu cihad’dır,ya zafer, ya da şehadettir...gerisi zillettir...

21.yüzyılın beşeri düzenlerinin,tağutlarının yıkılmayacağını,ilalabet yaşayacağını sanmakta olanlara gösterilecek acı dolu günler vardır unutmayalım,mü’min müslümanlara yaşattıkları acı dolu yılları,onlara yaşatmadan,onları zillete mahkum etmeden rahat yaşamak yok İslâm âlemine...

ey ümmetin saliha kadını,İslâm dînî zaferlere ulaşmak için senden yardım bekliyor,Allah’ın yardımcısı olmak için fedakârlık yapmanı bekliyor.’’mal verilecekse önce ben,can verilecekse önce ben,en sevdiklerimizi feda etmemiz gerekiyorsa önce ben ’’demeni bekliyor.’’Benim eşim,benim çocuklarım,benim yakınlarım yanımda olsun’’diyorsan,zillete mahkum aşağılık,kahruperişan olan bir hayata razı olmuş olacaksın ki,bu zalimlerin ateşi birgün gelecek hepimizi yakacak...(Allah muhafaza)

Yas tutmak için değil, çözüm üretmek için varız,varolmalıyız...

 

ŞEHİD ŞEYH ABDULLAH AZZAM diyor ki;

Müslüman kadınlar,sakin rahat ve lüks düşkünü olmayınız. Çünkü rahat ve lüks cihadın düşmanıdır. Çünkü rahat ve lüks beşerin ruhunu telef eder. Temel ihtiyaçlarınızdan fazla şeylerden uzak durunuz. Zaruri şeylerle yetininiz. Çocuklarınızı ağır şartlara, yiğitliğe, kahramanlığa ve cihada alıştırınız. Bu esaslar üzere eğitiniz. Evleriniz arslan inlerini andırsın. Tağutlar tarafından boğazlansın diye, yeyip semiren tavukların kümesi olmasın. Çocukların kalbine cihad sevgisini, cihad tohumlarını ekiniz. Yiğitlerin meydanlarında at koşturmak, savaş alanlarında at koşturmak arzularını, aşkını yerleştiriniz.

Müslümanların problemlerini yaşayınız. Haftada en az bir gün mücahidlerin, muhacirlerin hayatlarına benzeyen bir gününüz olsun. O gün kuru bir ekmek ve buna bir kaç damlayı geçmeyen azıcık çayı katık yapın.’’(2)

Abdullah Azzam,Tevbe Suresi gölgesinde cihad dersleri.)

<<  Ey îman edenler, içinizden kim dininden dönerse Allah — mü’ minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve zorlu, kendisinin onları seveceği, onların da kendisini seveceği — bir kavm getirir ki onlar Allah yolunda savaşırlar ve hiç bîr kınayanın kınamasından (dedi kodusundan) çekinmezler. Bu, Allahın lutf-ü inayetidir ki onu kime dilerse ona verir. Allah ihsanı bol olan, en çok bilendir.>> MAİDE,5/54

Sıcak evlerimizde rahat yaşamak,envai çeşit yiyeceklerle gıdalanmak,dünyevi çıkarlar uğruna paralar harcamak,zamanı boş zevklerle tüketmek, ’’ibadet yapıyoruz,hacca,umreye gidiyoruz,üçbeşkuruş sadaka veriyoruz,namazlarımızı kılıyoruz ailemizin rızkını kazanıyoruz,çocuk yetiştiriyoruz’’ diyerek nefsimizi kandırmak,kendi kenimizi aldatmaktan öteye geçmeyecektir...bombalanarak,yakılarak,işgence görerek,namusu kirletilerek öldürülen çocukların,gençlerin,kadınların hakkını zerre kadar ödeyemeyeceği gibi müslümanın içinde bulunduğu maddi manevi sorumluluktan kurtaramayacağını Rabbimiz Ayet’lerinde bize bildirmektedir.

şehid şeyh Azzam vasiyetinde şöyle diyor,

Mescid-i Haramda hizmette bulunmak ve onu imar etmek dahi Allah yanında cihad etmekle kıyas edilemez. 

<< Sizler hacılara su vermeyi, Mescid-i Haranı‘ı imar etmeyi Allaha ve âhiret gününe iman edip Allahın yolunda cihad eden kimselerin işiyle bir mi saydınız? Allah katında bunlar eşit değildir. Allah zalimler topluluğunu hakka iletmez. İman eden, hicret eden, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad edenlerin dereceleri Allah katında en üstündür.

İşte kurtulanlar onlardır. Rabbleri onlara kendi tarafından bir rıza, bir rahmet, bir müjde verir. Onlara, içinde ebedî nimetler bulunan cennetleri müjdeler. Orada ebedî kalırlar. Allahın katında büyük bir ecir vardır>>(Tevbe, 19–22) ayetleri Müslimin Sahihinde belirtildiğine göre ashab-ı kiramın imandan sonra hangi amelin daha fazîletli olduğu konusunda ihtilaf etmesi üzerine nazil olmuştur. Onlardan birisi Mescid-i Haramı imar edilmesi, diğeri hacılara su verilmesi, üçüncüsü de Allah yolunda cihad edilmesidir, demesi üzerine inmiştir.

Bu ayet-i kerimeler, Allah yolunda cihadın Mescid-i Haramın imar edilmesinden daha büyük bir iş olduğu meselesinde açık birer nasstır. Özellikle nüzul sebebi, bu mesele hakkında ashab-ı kiramın ihtilaf etmeleri olmuştur.

Nüzul sebebinin şekline misal tahsis edilmesi veya tevil edilmesi de caiz değildir. Çünkü bu ayetlerin manaları nass olarak kesindir. Hudey İbn İyaza şu beyitleri yazıp gönderen Abdullah İbn el-Mübareke Allah rahmet eylesin;

„Ey Haremeynde ibadet eden kişi, bizleri görsen keşke!

O zaman ibadetle oynadığını kendin görürsün.

Akıttığı yaşlarla, ey yanaklarını süsleyen kişi!

Bizim boyunlarımızı kanlarımız süslüyor.“

Fakih ve muhaddis Abdullah İbn Mübarekin söylediklerini gördünüz. Müslümanların kutsal ve saygı gösterilmesi gereken değerlerinin ayaklar altına alındığı, namusların payımal edildiği, Allahın dininin kökünden yeryüzünden silinmek istendiği bir zamanda böyle bir ibadeti o, Allahın dinini oyuncak edinmek olarak görmektedir.’’

 

Evet, yeryüzünde Müslümanlar boğazlanırken buna ses çıkarmayıp sadece “la havle” ve “innâ lillah” deyip uzaktan uzağa bizi bu gibi kimselerin problemlerine yaklaştırmaya bir adım dahi itmeden bunları yapmamız, gerçekten Allahın diniyle oynamaktır. Bizi aldatan nefsimizin uzayıp giden duygularının bizleri gıdıklamasından başka bir şey değildir.

Müslüman erkek nasıl yerinde durabilir? Nasıl rahat edebilir? Müslüman kadınlar saldırgan düşmanın elinde olunca...(Şehid Abdullahazzam.)

<<(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din (yalnız) Allahın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı  düşmanlık yoktur.>> Bakara,2/191

işte Allah’ın emri...Din yalnız Allah’ın oluncaya kadar savaşmakla emrolunmuş bir ümmetiz.

<<Allaha ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten (kaçınmak için) senden izin istemezler. Allah takva sahiplerini bilendir.>> Tevbe 44

Elmalılı Hamdi Yazır bu ayet’in tefsirinde şunları demektedir;

’’Halbuki Allah’a ve ahiret gününe iman edenler canlarıyla ve mallarıyla cihad edeceklerinden dolayı senden izin istemezler. Cihad hususunda izin istemezler, geri kalmak istemezler. İmanları güçlü olan müminlerin cihad hususunda âdeti, cihaddan kalmak için izin istemek değildir, istememektir. Mümin ise zaten izin istemez. Muhacirin’in ve Ensar’ın ileri gelenleri, "Cihadda Resulullah’dan izin istemeyiz, çünkü Rabbimiz, defalarca onu emretti ve bizi ona teşvik eyledi. Elbette canlarımızla ve mallarımızla durmadan mücahede edeceğiz." derlerdi. Hatta Hz. Peygamber, onlara kalmalarını, cihada katılmamalarını emretmiş olsa onların gücüne giderdi. Nitekim Tebük Seferi’nde, Hz. Ali’ye Medine’de kalmasını emrettiğinde Hz. Ali’nin gücüne gitmişti. Sonra ona, "Ya Ali, Sen bana göre, Musa’nın yanındaki Harun gibisin" buyurarak razı etmeye çalışmıştı. Biraz ilerde göreceğiz ki, niceleri cihada katılamadıkları için üzüntülerinden dolayı ağlayıp duruyorlardı. (Tevbe 9/92) Ve Allah bütün müttakileri bilir. Kimler olduklarını bilir, takvadaki derecelerini bilir, onların değerlerini bilir ve ona göre onlara büyük sevap verir. Gerçek müminlerin cihaddan kalmak için izin istememeleri takva sahibi olmalarındandır. Allah Teâlâ bütün müttakileri ve özellikle bunları bitmez tükenmez sevap ile taltif edecektir. Şu halde imanın hükmü ve gereği izin istememektir. Mümin olan imanından dolayı zaten izin istemez.’’

Bu asrın müslüman erkeklerine gelirsek,cihada gitmek için hocasından,eşinden ,işinden,çocuklarından izin istemelerine ne diyeceğiz...Allah’a ve ahiret gününe şeksiz şüphesiz iman etmiş gerçek mü’min erkek,halep yanarken,Şam beldeleri ateş altındayken,Filistin 100 yıldır esaret altında tutulurken,Arakan’da müslümanlar erkeğiyle kadınıyla,çocuğuyla diri diri yakılırken,tüm dünya müslümanları zulüm altında inim inim inlerken, nasıl olurda izin ister...!!! yaşını başını almış,ölümü erkekler,abiler amcalar,dedeler,rahatlık içinde ölüm meleğini mi beklemektesiniz?...

Saliha bir kadın,eşini dînînin önüne geçirip ’’gitme’’diyebilir mi?dünya müslümanlarını ateşten kurtarmak için teşvik etmez mi?’’bugün onlara ise yarın bize,git mazlumların yardımına’’ demesi gerekmez mi?

Ey ümmetin kadınları !...neredesiniz ? İslâm’ın neresindesiniz? oğullarınız  nerelerde nasıl ve ne için yetiştirmektesiniz?

Gayemizin,hedefimizin yeryüzünde Allah’ın hakimiyyetini sağlamak,adaleti getirmek,,hem sevdiklerimizi,hem kendimizi (malımızı,canımızı,hayatımızı) feda eden saliha kadınlardan olmak değil mi?

Mescid-i Aksa için  Rasulullah s.a.s buyurdular (O dönemde henüz Darul-Harb olan Mescid-i Aksa için):

‘Oraya gidin ve içinde namaz kılın. Eğer oraya gidemez ve içinde namaz kılamazsanız, kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytin yağı gönderin.’(3)

Filistin topraklarındaki müslümanlar kurtarıcı beklerken,MescidiAksa,ümmetin erkeğinden kadınından kandillerinde yakılması için zeytin yağı beklerken(günümüzde bu zeytin yağı ne olabilir? herkes kendi adına düşünsün...)Şam beldesindeki müslümanlar  can çekişirken,bizler eşlerimizi,oğullarımızı ,paralarımızı,takılarımızı feda edemeyecek kadar aciz miyiz?gözlerimiz kör,kulaklarımız sağır mı oldu?kalbllerimizi mi  kapadık  mazlumların feryadına...

Ruhlar âleminde verdiğimiz söze bağlı olduğumuzu ispatlamak, ahdimizi tazelemek imanımız gereği borcumuzdur...

’’(Ahidlerinde) hiçbir değişiklik yapmamışlardır’’. (4)

Ahdimizde hiçbir değişiklik yapmadık ya Rabb… Ahde vefa üzereyiz...

’’Onlar ki,Allah’ın ahdini yerine getirirler,misakı bozmazlar.’’ (5)

Allah’ın ahdini yerine geriren,misakı bozmayan mü’minler tarih boyunca hep azınlık olmuşlardır, olmaya da devam edeceklerdir...

Ahde vefalı kadınlarımızdan Allah c.c razı olsun,bu dünyada da Ahirette de yüceltsin.sevdikleriyle Firdevs cennetinde buluştursun...Allah’ın vaadi çok yakın...

Lâkin Allah’a olan ahdini unutmuş müslüman! kadınlar yazıklar olsun sizlere...

Allah yolunda cihaddan uzak duran,gitmemek için bahaneler bulan,malıyla veya canıyla kafir zalimler tarafından heran bombalanan,öldürülen müslümanların yardımına koşmayan erkek müslümanlar ,yazıklar olsun sizlere...Allah c.c hakkınızda hükmedinceye kadar bekleyin...Allah’ın Din (ceza,hesab,muhasebe) günü çok yakın...

Şam toprakları fethedilemezse,zalim,kafir rafizilerin eline geçerse ,şam ehli fesada uğrarsa ,artık ümmette hayır kalmaz,ümmetce helak oluruz,bu kaçınılmaz bir son...(Allah muhafaza)

<<Artık sen Allahın yolunda savaş! Kendinden ba؛kasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Müminleri cihada  teşvik et! ........>> nisa,84 Ayet’inin muhatabı olmak için ,Allah için yalvarıyorum ümmetin saliha kadınlarına,eşlerinizi,oğullarınızı teşvik edin,sabırla yolcu edin,mükafatını yalnız Allah’dan bekleyin...Allah c.c ŞAM’ı,FİLİSTİNİ islâm âlemine bağışlasın,fethini nasib etsin.Amin

Dua; ’’ Ey yüce Allah’ımız,sevdiklerini,dünya zevklerini arkasında bırakıp Allah yolundaŞam topraklarına koşan, cihad eden,komutanlardan,emirlerden,geceler boyu ribat bekleyen,aç,susuz,yorgun ,ordunun başında,ortasında,sonunda cihad eden mücahidlerden,sabırla evlerinde bekleyen müslüman ailelerinden,mücahidlere malından,parasından gönderen müslümanlardan razı ol,bu dünyada da ahirette de yücelt.onları Firdevs cennetinde Rasûlullah s.a.s’ komşu eyle...bu mükafatları bizlere de nasib et.’’Amin.

----------

Dip not:

1- (İmamı Ahmed, Tirmizi ve İbni Hibban)   

2-Abdullah Azzam,Tevbe Suresi gölgesinde cihad dersleri.)

3-Sünen-i Ebu Dâvud, Kitabus-salat,14   

4-Ahzab, 33/23

5-Râ’d,13/20

-----------------------

NOT;değerli kardeşlerim,hiçbir sosyal medyada kayıtlı adresim yoktur,internette sadece yazılarım yayınlanmaktadır.Sevde Gök adına açılmış hiçbir adres bana ait değildir,bilgilerinize arz ederim...saygılarımla.

 

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Cafe Masaları
Tuğla panel kare
Son Yorumlar
Uğur
Bu nasıl bir musibet. Ya Rabbi sen Müslümanlara yardım et
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Medya Times | http://www.medyatimes.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017